Sitemize yapılan üyelikler yönetimin onayından sonra aktif hale gelmektedirler. Bu onay en fazla 24 saat içerisinde verilmektedir ve konu tarafınıza maille iletilmektedir. Üye olurken lütfen ad, soyad bilgisini doğru yazalım. Sülale lakabımızı belirtelim. İstenen bilgilerde eksiklik bulunan başvurular kabul edilmeyecektir.
Site Yönetimi.
Ülkeler - Ziyaretçiler
Hakkımızda
Bulunduğu Yer ve Coğrafi Konumu
Kuzeydoğu Bulgaristan'ın Deliorman bölgesinde bulunan Enbeler köyü, Şumnu–Silistra yolunun 48. kilometresindedir. Koordinatları yaklaşık olarak 43° 66' kuzey enlemi ve boylamı 27° 00' doğudur. Rakımı 325 metredir. Geniş arazisi hafif engebeli olup toprakları verimlidir. Civardaki komşu köyler sırası ile Yusufhanlar (Pristoe), Davulcular (Gusla), Nasufçular (Duhovets), Göçperler (Krupişte), Akçalar (Belentsi), Kovancılar (Pçelina), Aydoğdu (İzgrev) ve Haslar (Naum) ‘dır.
Köy güneyden kuzeye uzanan ve yavaş yavaş inişe geçen bir sırt üzerindedir. Köyü ikiye bölen Şumnu – Silistra yolundan iki tarafa doğru hafif meyillerde kulaklara ulaşılır. Karayele karşı açık olan konumu ileride yel değirmenleri için uygun bir fırsat olarak değerlendirilecektir.
Köyün yaklaşık 2–3 kilometre kuzeydoğusunda “Militsa” ekinliği bulunur. Burada Ceneviz zamanında yerleşim yeri olan bir kasabanın varlığına işaret eden kalıntılar bulunmuştur. Tarım kooperatifinin ilk yıllarında traktörlerin derin sürümü esnasında topraktan çanak – çömlek parçaları ve taş yalaklar bulunmuştur. Ayrıca yakılıp külleri küp içinde gömülmüş ve üzerleri yassı yontulmuş üzerinde yazılar ve işaretler bulunan taşlarla kapatılmış mezarlar da bulunmuştur. Bulunan eski pınarların da su ihtiyacını karşılamaya yönelik oldukları anlaşılmaktadır. Fakat bulunanlar muhafaza edilmemiş ve herhangi bir arkeolojik araştırma yapılmamıştır. Asırlar öncesinde bir yerleşim yerinin adı şimdilerde sadece bir tarla adı olarak anılmaktadır “Militsa”.
Köyün yaklaşık 3 kilometre batısında ise başka bir yerleşim yerinin izleri vardır, “Yurtluk”. Bu yerleşim yerinde de eski toprak kap kacak parçaları, eski paralar ve silah parçaları bulunmuştur. Bu yerleşim yerinde de herhangi bir arkeolojik çalışma yapılmamıştır.
Büyük ekinlikte ise yükseklikleri yerden 2 metreyi bulan dikili taşlar bulunmaktadır. İki taş arasındaki mesafe yaklaşık 10 metredir. Üzerinde tarih ve yazı bulunmayan bu taşların ne zaman, kimin tarafından ve ne için dikildiği bilinmemektedir. Reformcu ve İslahatçı bir Osmanlı padişahı olan II. Mahmut 1837 yılında İstanbul'dan gemi ile Varna'ya, oradan kara yolu ile Şumnu ve Silistra 'ya ve oradan da Tuna yolu ile Ziştovi ‘ye gitmiştir. Padişah her konakladığı yerde uzunlukları 2,5 metre olan ve üzerlerinde yazılar bulunan hatıra sütunları diktirmiştir. Bu iki dikili taşın da Sultan II. Mahmut ‘un geçtiği yerlere dikilmiş ve belki de bu eski Silistra – Edirne yolunun daha düzgün bir hale getirilip, posta yolu ile kullanılmak isteğinden yapıldığı tahmin ediliyor. Roma zamanında da buradan Silistra ‘yı Preslaf ‘a ve oradan da büyük balkanın güneyine başlayan bir yolun geçtiği biliniyor. Bu yolun stratejik bir önemi olduğunu tarihi olaylar kanıtlıyor. Osmanlı Rus savaşlarında 1812, 1828 ve 1854 yıllarında buralarda çarpışmalar olmuştur. Ruslar buralardaki çatışmalarda 800 asker ve 400 at kayıp verdiklerini belirtiyorlar.
Çeşme kulağında 1820 yıllarında yapıldığı bilinen akar çeşme maalesef muhafaza edilmemiştir. Kesme taştan yapılmış olan, tek kurnalı, taş yalaklı ve üzerinde Arapça yazılı kitabesi bulunan bu tarihi eser hazine arayıcılarının tahribatına maruz kalmış ve bakımsızlıktan suyu kesilmiştir.
1878/79 yıllarından bu yana Türkiye Cumhuriyetine göç eden Enbelerliler
Göç, çeşitli doğa olayları, ekonomik veya sosyal sebeplerle, bireylerin veya toplulukların bir ülkeden başka ülkeye, bir yerleşim yerinden başka bir yerleşim yerine gitme işidir. Her ne sebeple olursa olsun, doğup büyerek yetiştiğin ev, yer-yurt ve memleketinden ebedi olarak ayrılmak tarif edilemeyecek kadar çok üzücüdür. Hele-hele ana-baba, kardeş ve eş-dost ayrılıklarının yürekleri dağlayan acıları..., göç ile başlayan ömür boyu hasretlikler ve hüsranlar, geride kalan ve yılların acımasızlığına gömülen memleket ve geçmişle ilgili o sıcacık hatıralar... Bu acıları her göç etmiş veya geride kalmış Bulgaristan Türk'ünün yureyinde bulabilirsiniz. Bulgaristan'da bulunan Türk azınlığı 1877-1878 Rus-Türk (93) Harbinden sonra hep göç olayları endişesi ile karşı-karşıya kalmıştır. O zamandan başlayarak, Anavatan Türkiye Cumhuriyetine yapılan göçler günümüze kadar gelmiştir. Bu tarihi mirasın ne zamana kadar devam edeceği hiç de belli değildir... 1877/78 savaşından sonra, Enbelerden yüzlece aile Türkiye'ye göç etmiştir. Bu göç olayları ile ilgili resmi bir istatistik tutulmamış olup, yalnız köyümüzün önde gelen yaşlılarının aziz hatıralarına dayanarak ve 1930 - 1990'lı yıllara kadar göç edenlerin listesini çıkarabildik. Enbiyalar'dan ilk göç eden Kara Salihlerin Molla Mehmet olmuştur. Kara Salihlerin Hüseyin amcanın aktardığı rivayete göre, Molla Mehmet "Bize bu memlekette hayat kalmadı. Çoluk-çocuğu Anavatan'a atmaktan başka çare yoktur" demiş ve çekip gitmiş. Bundan sonra kendileri ile bağlantı kurulamamış ve izleri kaybolmuş. O yıllarda köyümüzden göç edenlerin sayılarıda az değilmiş. Kayıtlarda olmadığı gibi ve kesin bilenlerde olmadığından kimler olduklarını aktaramiyoruz. Dünya tarihinin en büyük zorunlu göç dalgas? 1989 yılında yaşandı. Bulgaristan'ın eski Komünist Diktatörü Todor Jivkov yüzbinlerce Bulgaristan Türkü'nü doğup-büyüdüğü topraklardan kopartarak zorunlu göçe tabii tuttu. Yüzbinlerce insanı 1-2 ay gibi kısa süre içerisinde sınır dışı etti. 1989 yılının Haziran ve Temmuz aylarında yaklaşık 370 Bin Bulgaristan Türkü Türkiye Cumhuriyetine göçe zorland?. Bulgaristan'ın tüm yoğun Türk Bölgelerinde olduğu gibi Enbeler köyüde 1989 yılı zorunlu göç dalgasında adeta boşaldı, köyümüzün %90'ı zorunlu olarak göç ettirildi.Yüzlerce aile akın-akın Türkiye'ye göç etti.
Güzelim Deliorman'ın en güzel ve şirin köylerinden bir taneside Şumnuya bağlı Enbeler köyü. 15.'ci yuzyılın sonlarında Konya Karaman'dan göç eden Embiye kardeşler tarafından kurulmuştur. Embiye Sakal, Embiye Solak ve Embiye İskender. Deliorman'ın bir çok köyünde olduğu gibi Enbeler'dede Anadolunun ve Osmanlının örf ve adetleri az da olsa hala devam etmektedir. Bir zamanlar Enbeler (eski adı Enbiyalar) bölgenin en büyük köylerinden biriymiş. Fakat 1878 Rus-Osmanlı savaşından sonra köy halkı aralıklarla parça-parça Türkiye'ye göç etmişlerdir. Şu an nufusu yaklaşık 2800'dür, fakat bu nufusun içinde 1951 yılından bu yana Rodop dağlarından göç eden Pomaklarda dahildir. Has Enbelerli yaklaşık 2000 civarındadır. Türkiye'de Enbelerlilerden en çok İstanbul-Halkalı'da, Çerkezköy'de, Sefaköy'de, Hadımköy'de, Kıraç'ta, Avcılar'da, Yakuplu'da, Bursa'da, İzmir'de, Adana'da, Manisa'da ve çok eskiden göç etmiş olanlardan da Muğla'da rastlarsınız. Enbeler'in en eski ve köklü sülaleleri - Mıstıklar, Balcılar, Pehlivanlar, Karaömerler(Karameler), Yakupağalar, Bilalhocalar, Hatipler, Cinler, Civişler, Ömerağalar, Köroğulları, Karaismailler, Kerimağlar, Çolaklar, Hacısalimler, Hacısaliler, Deliisinler, Salimağalar, Acayvatlar, Çakırlar, Ademağalar, Sadıklar, Kocaömerler, Hacımusalar, Haceyvatlar, Hacıdeliler, Osmanbeyler, Raşitler, Nomanlar, Sakallılar, Şabanağalar, Piredenler ve vs.'dir. Köyede Osmanlıdan kalan pek tarihi eser yoktur. İstanbul kütüphanesinin kayıtlarına göre bir-kaç tane olması gerekiyor fakat bunlar ne yazık ki gününmüzde yok olmuşlardır. Örneğin Cam mahallesindeki Eski camii yangın sonucu 1960 yıllarında yok olmuştur. Günümüzde hala 3 camii ile 1 mescit bulunmaktadır. Bulgar nufusu 1940'lı ve 1950'li yıllara nazaran hemen hemen hiç yok denecek kadar az (yaklaşık 15 kişi). Enbelerde 5 mahalle bulunmaktadır; Solak mahallesi, Hacılar mahallesi, Cam mahallesi, Aşağı mahalle ve Koru mahallesi.